Kitap İncelemesi | Değirmen

By @myrose2/3/2019busy

Herkese merhabalar
Okuduğum bir kitabın incelemesi ile karşınızdayım.
Bu platformda kitap yorumu arkamda bırakmak hoşuma gidiyor. Daha rahat yazabileceğim bir yer olmamasıdır sebebi belki de.

WhatsApp Image 2019-02-03 at 21.28.28.jpeg

Sabahattin Ali en sevdiğim yerli yazarlardan birisi.
Daha önce de eserlerinden paylaşımım olmuştu. Bu defa öykü kitabı ile karşınızdayım.
Diğer eserleri gibi öyküleri de harika.

Kitabın ön sözünde yazar bazı öykülerini acemiliğinde yazdığını, aralarında yazmış olmaktan utanacağı kadar kötülerinin olduğunu söylese de ben ortada utanılacak veya acemi olarak yazıldığını düşündüğüm bir hikaye göremedim :)

16 farklı hikayeden oluşuyor. Hikayelerin hepsi birbirinden özel. Her hikaye de farklı bir dünya da buldum kendimi.
Tabi kitabın da adını aldığı ve ilk hikayesi olan " Değirmen" hikayesine hayran kaldım. Bir çingenenin sevgisini anlatırken ki kelimeleri çok etkileyiciydi. Sevgiyi sorgulamama neden oldu. Günümüzde ki aşklarla bu masum aşkı kıyasladığımda hayal kırıklığına uğramadan edemedim, hepimizin hikayede ki çingene gibi sevmeyi öğrenmesi gerektiğini düşündürdü.
Açıkçası yanılıyor da olabilirim tabi ki ama kitabın ismini aldığı öykünün ilk öykü olmasını beklemezdim daha ortalarda bir yerde olmasını beklerdim. Öyküleri atlayarak okuyan biri değilimdir genel olarak sırayı takip ederim. Diğer öyküleri de çok güzeldi çünkü Değirmen hikayesi ortalarda bir yerde yer almış olsaydı bu öyküler bu kadar güzel ise kitabın ismini aldığı öykü Allah bilir ne kadar güzeldir ? diye düşünürdüm.
Bütün hikayeler çok güzeldi tabi ki ama ben Değirmen'e ek olarak Viyolonsel ve Kırlangıçlar hikayelerini de ayrı beğendim.
Eğer siz de benim gibi Sabahattin Ali okumayı seviyor ve henüz öyküleri ile buluşmamış iseniz en yakın zamanda bu kitabı edinebilirsiniz.
Öykü okuyamıyorum diye düşünen varsa bu ön yargısını bu kitapla çok güzel kırabilir :)

WhatsApp Image 2019-02-03 at 21.28.41.jpeg

Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi ? Pekala, ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o? Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin? Hem biliyor musun,bu aptalca bir laftır: Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun... Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun... Siz sevemezsiniz adaşım.

"Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa,
'Dünyada neler gördünüz?' dese herhalde verecek cevap bulamayız. Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki..."

Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim, bir sonra ki paylaşımda görüşmek dileği ile..
Hoşça kalın :)

100

comments