İkinci Yeni Akımı

By @batuhoca6/7/2018tr
Edebiyat akımları ya da edebi akımlar, aynı görüşteki şairlerin belli zamanlarda ortaya koydukları eserlere bu anlayışı yansıtması sonucu ortaya çıkar. Edebi akımların oluşmasında toplumsal değişimler, bireysel farklılaşmalar, felsefi anlayıştaki değişim gibi birçok unsur etkilidir. Dilimizdeki edebi akımlardan bazıları bir önceki akıma tepki olarak ortaya çıkmıştır. Önceki anlayışı beğenmeyen benimsemeyen yazarlar ya da şairler bu tepkilerini kalemlerine taşımış ve kendilerine yeni anlayışlar çizerken Türk edebiyatında da farklı ayak izleri bırakmayı başarmışlardır. Bana göre İkinci Yeni akımı günümüze en yakın, en sıcak izlerden biridir bu konuda.
Görsel Kaynak
##
İkinci Yeni

Yirminci Yüzyılın ortalarında bir grup şairin, garip akımına tepki olarak Türk şiirinde farklı imge, çağrışım ve soyutlamalarla yeni bir söyleyiş bulma amacında olan bir topluluktur. Aslında ikinci yeniciler için, basma kalıp cümleler kurmak zordur çünkü her şairi bağımsız olarak kendi yolunda, anlayışında şiirler yazmışlardır.

  • Şiirde hayal gücü ve duyguya ağırlık vermişlerdir.
  • Dilin alışılmış kalıplarını yıkarak, farklı kelime türetme çabaları olmuştur. (üvercinka
  • Şiirin kendine has bir çizgisi olması gerektiğini ve diğer edebi türlerden ayrılması gerektiğini savunmuşlardır.

İnsana ilk okuyuşta anlamsız sözcükler ya da cümleler gibi gelen şiirlere bu akımda sıkça rastlanır. Bunun temel nedeni şairin iç dünyasını bilinç dışı bir süzgeçten geçirerek dizelere dökmesidir. Derinlemesine düşünüldüğünde ve şair hakkında biraz bilgiye sahip olunduğunda nice anlamlar çıkartmak mümkündür. Bu büyük zenginliği tatmanın hazzı çok başkadır. Elime onlardan bir kitap alıp rastgele bir sayfasını açtığım her seferinde, aynı şiire denk gelsem dahi içinde bulunduğum ruh halinin de etkisiyle farklı anlamlar çıkartır farklı tatlar alırım.


Görsel Kaynak
##
İkinci Yeniciler

Cemal Süreyya, İlhan Berk, Edip Cansever, Turgut Uyar, Ece Ayhan, Ülkü Tamer,Sezai Karakoç bu akımın öncüleridir. Her biri şiirimizde unutulmayacak dizeler bırakmışlardır.

  • Cemal Süreya (1931-1990): Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile yoğun ve kendine has imgeleriyle İkinci Yeni şiirinin başarılı örneklerini vermiştir.

    Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
    En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
    kesmemeye

Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

  • Edip Cansever(1928-1986): Döneminin özgün örneklerini vermiştir. Şirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini yıkıcı bir umutsuzluğa bıraktı. Hiçbir zaman İkinci Yeni içindeki bazı arkadaşları gibi anlamsızlığı savunmadı. Anlaması güç yine de anlamdan ayrılmayan bir dille şiirlerini yazdı.

    öyle bir yağmur ki bu, bilirsin
    dam saçak demeyecek, yağacak
    yağacak bir hışım gibi canevine kentin
    kalplerimiz küle gömülmüş elmalar gibi
    patladı patlayacak
    alacak sonunda kendi rengini.

  • İlhan Berk (1918-2008): Doğudaki alışılagelmiş kalıplarını denemiş, beyit ve türkü biçimlerinden yararlanmıştır.Araştırmacı kişiliği, özgün duruşuyla 20. Yüzyıl Türk şiirinin en önemli isimlerinden biridir. Şiirinde sevdiği insana yaptığı "cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün." benzetmesiyle beni kendine bir kez daha hayran bırakmıştı.

    üç kez seni seviyorum diye uyandım
    tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
    bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.
    sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.
    sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
    sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
    -taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.
    cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.
    kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
    şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
    karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.
    eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.

  • Turgut Uyar(1927-1985): ikinci Yeni şairi olarak tanınması ve değerlendirilmesine karşı çıktı. Şiirinde sürekli bir arayış içinde olmuştur. İkinci yeniciler arasında kalemini en çok beğendiğim şairlerdendir. Tomris Uyar'ın gönlünü fethetmeyi başaran kişidir. Ferhan Şensoy'un Ferhangi Şeyler Oyunundaki "Ben Ne Güzel İşerim Sabaha Karşı" şarkısında ona şöyle selam verir:

Görsel Kaynak

üç kere üç dokuz eder
bilirsin
birin karesi birdir
kare kökü de
bilirsin
"mutlu aşk yoktur"
bilirsin
ama baharda ya da dışarda
sonsuz göğün altında
aşkın aşkla çarpımı
nedendir bilinmez
garip bir biçimde
hep sonsuzdur

  • Sezai Karakoç(1933- ...): ikinci Yeni'nin biçimsel anlamda yararlanmış ve İslami özle, mistisizmle beslenen bir şiir geliştirmiştir. Muazzez Akkaya'ya Mona Rosa ismini verdiği akrostiş şiiri en bilinen şiirlerindendir.

    Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
    Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
    Kanadı kırık kuş merhamet ister.
    Ah senin yüzünden kana batacak.
    Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

**Dünya Ölmeme Günü**

http://www.onbitv.com/pdocs/medya/c/569/320/dunya-olmeme-gunu.jpg

Görsel Kaynak
Rivayete göre 26 Mart'ta İkinci yeni şairlerinin ve bazı yazarların bir meyhanede toplanarak ilan ettikleri gündür. Turgut Uyar'ın ölümüyle bırakılmıştır. Yazıyı uzatmamak açısından ayrıntılı bilgi için [buraya](http://www.aylakkarga.com/raki-ictigin-gun-olmezsin-26-mart-olmeme-gunu/) bakabilirsiniz.
133

comments