Saat karanlık zamanların dördü,
Ne gecenin başı, ne sabahın körü,
Sigaramın dumanına efkar sarıyorum,
Muhacir düşünceler içindeyim,
Huzura hicret etmek arzusunda,
Gecenin dördünde çıkış noktası arıyorum,
Kabuslar ziyarette uykularımı,
Baş ucuma bırakır korkularımı,
Yabancı değil, bu ızdırabı bir yerlerden tanıyorum,
Uyuyunca sarıyor bedenimi,
Uyumazsam çıldırtacak beni,
Keşmekeşliğin ortasında savunmasız kalıyorum,
Yine de boş ver diyorum,
Geldiği gibi gider elbet,
Bir avuntu işte, yaralarımı dağlıyorum,
Boğazım çatladı hıçkırıktan,
Kurudu artık göz pınarlarım,
Yaş dökemiyorum, yerine kan ağlıyorum...
e.avina
