Umut

By @eleadora9/28/2017tr

flowers-1371554_1920.jpg

Pazartesi, son dersim boş. Okulun bahçesinde ilkokul öğrencilerinin gelişini izliyorum. Mini minnacık bir çocuk "Öğretmenim!" diye seslenip el salladı. En fazla 2'ye gidiyor dersin, bakınca varla yok arası ama dünyalar tatlısı. Beni tanımadan sahiplenebilmesine çok şaşırdım, gülümseyip el salladım. Koşarak arkadaşlarının yanına gitti. Ayağında terlik, sağ teki solundakinden farklı. "Öğretmen bana el salladı!" diye bağırıyor. Yüreğimde değişik bir şeyler oldu. Duramadım, öğretmenler odasına girdim, peşim sıra gelmiş o da! Kapının önünde beni seyrediyor utanmayla karışık bi gülümseme yüzünde. "Gel" dedim. Dolabıma döndüm ki yanımda, ışınlandı sandım. Çocuklara veririm diye şeker getirmiştim önceden. İki tane çıkarıp uzattım, yine aynı şekilde koştu dışarı. Sanırım arkadaşlarına...

Salı, nöbet günüm. Yorgunluk hat safhada. Servis yoklaması alıyorum. Biri bağırdı: "Öğretmeniiiim!" döndüm, yine o. Kollarını açmış bana doğru koşuyor. Kollarımı açtım ama o bacaklarıma anca kavuştu. Daha önce hep sarıldım sanmışım birilerine... Sarılmak böyle bir şeymiş demek dedim. Böyle oluyormuş insanın içi. Böyle garip... Yine koştu, arkadaşlarına...

Çarşamba, ders sonu bahçeden diğer binaya geçiyorum. Elimi tuttu minik bi el. Döndüm yine o. Öptü, başına koydu elimi. Sonra dayadı yanağına... Utandım, eridim... Kimse bakmasa ağlardım. Diz çöktüm önünde. Akıl ettim de adını sordum nihayet. Bahar dedi, yanındaki arkadaşının kolunun arasından. Saçları 3 numara, ayakkabısı olmayan küçücük bi kız çocuğu. Bahar... Adı gibi. Sarıldım, hadi koş sırana dedim. Koşup gitmese ağlardım...

Bir gülümseme ve iki şekerin karşılığında hiç bu kadar mutluluk almamıştım ben. Hiç bu kadar güçlü olduğunu düşünmemiştim tebessümün. Ve hiçbir çocuğun bir kere sarılarak üç gece boyunca kendisini düşünmeme sebep olacağını tahmin etmemiştim. Çocukları sevmeli dedim hep; gökyüzünü, çiçekleri, maviyi sever gibi.
Meğer daha fazla sevmeliymiş.
Her şeyi gülümsemelerinde saklayabildikleri için...

17

comments